Türk Dünyası İnsan Hakları Derneğinin de üyesi olduğu, Uluslar arası İnsan Hakları Avrasya Federasyonu, “Avrasya’da Kadın sorunları” konulu bir Sempozyum düzenledi.
lki 2008 yılında Ankara’da, ikincisi 2009 yılında Ukrayna-Kırım Akmescit’de ve üçüncüsü bir süre önce İstanbul Taksim Crystal otelde gerçekleştirilen sempozyumun öncülüğünü yapan Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Abdullah BUKSUR konuşmasında;
Türkiye’deki kadınların, kamusal alanda rol alması ile karar verici konumda olması bakımından uluslararası normlardan çok uzak olduğunu belirterek “Toplumsal cinsiyet kalıpları en fazla kadınları olumsuz etkiliyor. Erken ve zorla evlendirmeler, namus cinayetleri gibi çağdışı uygulamalar ne yazık ki hala varlığını sürdürmekte. Türkiye’de kadınla ilgili gündem hala çok yoğundur” diye konuştu. Kadınların seçilme hakkı ile ilgili olarak Abdullah Buksur “Türkiye’de kadınlar 1934 yılında seçme ve seçilme hakkını almış ve o yıllarda Meclisi oluşturan Milletvekillerinin yüzde 18 i kadınlardan oluşmuştu, bugün TBMM de bu oranın yarısına bile ulaşılamaması bir sorunun varlığının açık göstergelerinden biridir “ dedi.
Sempozyuma; İran, Kırgızistan, Moğolistan, Romanya, Makedonya, Kosova, KKTC, Moldova, Özbekistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Ukrayna-Kırım, Gürcistan, Yunanistan, Kazakistan, Türkmenistan, Irak, Filistin, Suriye ve Mısır olmak üzere 22 ülkeden İnsan Hakları Aktivistleri katıldı.
İstanbul Vali Yardımcısı ve İl İnsan Hakları kom. Başkanı olan sayın Mustafa ALTINTAŞ, Doğu Türkistan lideri İsa Yusuf ALPTEKİN’in oğlu Arslan ALPTEKİN, Türkiye Kamu-Sen İstanbul Şube Başkanı Doç.Dr.Hanefi BOSTAN, Türk Tarım-Sen.Gen.Bşk.Ahmet DEMİRCİ, Dünya Türkmenleri Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Kemal MAHDUM, Türk Dünyası İnsan Hakları derneği Genel Merkezden Ömer HAYALİ, Ayfer AKSU, İstanbul Temsilcisi Erol ŞAHİNGİL, İstanbul Yönetim kurulu üyeleri Mehmet ÇİFTÇİ, Seyfettin TİRYAKİ, İskender OKUMUŞ, Ahmet TÜZÜN, Kıymet ULUBAY, Gençlik kol.Bşk.Av.Oğuzhan BİLBOĞA, dernek üyeleri ve bir çok STK temsilcileri sempozyuma katılan isimler arasındaydı.
Arslan ALPTEKİN, Doğu Türkistan’da kendilerine destek olan Allahtan başka kimse olmadığını belirterek, kadınların kamyonlara bindirilerek zorla kürtaja götürüldüğünü söyledi. Bu konularda Çin Hükümetinin çifte standart uyguladığını söyleyen Alptekin, “Çin’de şehirlerde 2 kırsalda 3 çocuk yapma hakkı var. Ancak Doğu Türkistan’da 1 çocuk hakkı getirilmiş. Doğu Türkistan’daki Çinliler istediği kadar çocuk yaparken Türklere bu hak tanınmıyor, kadınlarımızı kamyonlara bindirerek zorla kürtaja götürüyorlar ve bu kadınların ağlamasına dahi izin verilmiyor, çünkü ağlamaları Çin anayasasına karşı gelmek olarak algılanıyor. Bu kadınlarımız ya akli dengesini kaybediyor ya intihar ediyor. Şikâyette bulunamıyorlar, Hapse atılan erkek ve kadınlar kısırlaştırılıyor. Kadın ve çocuklarımız katlediliyor. Atom bombası deneyleri yapılıyor. Şu ana kadar 44 ya da 47 atom bombası deneyi yapıldı. Bu nedenle depremler oluyor, toprak altında yapılan deneylerden sonra orada yetişen besinleri yiyen annelerin çocukları ya sakat doğuyor ya da ölüyor. Şu anda Doğu Türkistan’da birkaç dostumuz ve Allah’tan başka kimsemiz yok” dedi.
Türkiye’de kadın konusu başlığı altında, Kıymet Ulubay’da, eğitimde eşitlik, Uluslarası alanda Türk kadını, namus cinayetleri, bekâret kontrolü, evlilikte mal paylaşımı, kadın ve istihdam gibi konularda konuştu.
İki oturum ve bir yuvarlak masa toplantısı şeklinde gerçekleştirilen sempozyumda; Gürcistan’dan Zour KHOLIOV, Romanya’dan Güler DERVİŞ, KKTC’den Emete GÖZÜGÜZELLİ CİVAN, Kazakistan’dan Alima SKAGIJEVA, Kazakistan’dan Kulaş ONZBEKOVA, Özbekistan’dan Yunella ABDULLAYEVA, Moğolistan’dan Mandukha DUNGEE, Kırgızistan’dan Dania AZATOVA da birer konuşma yaparak ülkelerindeki kadın hakları konusunda yaşanan sıkıntıları katılımcılara anlattılar.
Sempozyum sonunda katılımcılara, Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Abdullah BUKSUR tarafından birer plaket verildi.
Sevgili dostlar, bu ve daha önceki senelerde gerçekleştirdiğimiz sempozyumlarda, Türk Dünyasının birçok ülkesinden gelen konuşmacılar, Türklere uygulanan, hem de son derece bilinçli, planlı, sürekli uygulanan insan hakları ihlallerini anlattıkça, çok üzülüyor ve bir araya gelmemizin, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” felsefesinin önemini çok daha iyi anlıyoruz.
Türklerin, soyunu, dinini, dilini, kültürünü örf ve adetlerini yok etmeyi amaçlayan bu asimilasyonlara dur demek tüm insanlığın görevi. Ne yazık ki, dünya kamuoyunun gözleri önünde gerçekleşen birçok ihlal, asimilasyon, soykırım ve katliamlar, Türkiye ve Türkler söz konusu olduğunda her zaman çifte standart sergileyen sözde dostlarımızı ve sözde insanları pek alakadar etmiyor.
Doğu Türkistan’ın efsanevi lideri İsa Yusuf Alptekin’in oğlu olan sayın Arslan Alptekin’in konuşması, bana bir süre önce orada Çinlilerin, Doğu Türkistanlı soydaşlarımıza uyguladığı asimile politikasını, akıl almaz insan hakları ihlallerini ve katliamı anımsattı. Bu konuda o zaman yazdığım “Doğu Türkistan Meselesi” başlıklı yazımı da bu vesileyle tekrar eklemek istedim.
Yeni dünya düzeninde; Türk dünyasının ve Türkiye’nin birlikteliği tartışılmaz derece önemli ve zaruri. “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” diyen Mustafa Kemal ATATÜRK, asil Türk Milletinin saygılı ve barışçıl bir politikayla tüm dünyada barışı hedeflediğini belirtmişken, bugün; çıkarları uğruna, tüm insani değerleri de yok ederek Müslümanlara saldıran ve Ortadoğu ile Hazar, Kafkasya, Avrasya coğrafyasının zenginliklerini ele geçirmek için insanları, ülkeleri yok eden Emperyalist ve Siyonist güçlere karşı birlik olma zamanı. Çok geç olmadan birlik olma zamanı…
Gülgün GÖKÇE
Türk Dünyası İHD.Kadın kol.Gen.Bşk.Yrd.
|