GELİŞEN VE DEĞİŞEN BEYPAZARI
Kemal ÇELEN
ULUSAL KURUL
Ahmet GÖKSAN
KADİR GECEMİZ HAYIRLI OLSUN
Gülgün GÖKÇE
SİYASETÇİLERE TAVSİYELER-15
İsmail Hakkı KAR
YENİ YILDIZ´da 2´nci HAYAT
H.Hüseyin YURDABAK

 
 | Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim |
Özel Arama



ANA SAYFA
GENEL
BÖLGEDEN
BEYPAZARI
NALLIHAN
AYAŞ
GÜDÜL
SİNCAN
KIBRISCIK
KEÇİÖREN
ŞİİR SAYFASI
SPOR
ŞİRKETLER
ARŞİV
BİLİM-KÜLTÜR
Ziyaretçi Defteri
Site İçi Arama

Çok Okunanlar
  Gazetenin Orijinal Sayıları
  SİNCAN 2. EL OTO PAZARI TAŞINDI
  KIRBAŞI BELEDİYESİNE YENİ KEPÇE
  AYAŞTA KANGAL KÖPEĞİ YETİŞTİRME ÇİFTLİĞİ
  Anadolu Öğretmen Lisesi Sağlık Meslek Binasında



Yorumlananlar
  Anadolu Öğretmen Lisesi Sağlık Meslek Binasında
  Beypazarı Ziraat Odası Eski Başkanı Cezaevinde
  Beypazarı İlköğretim okulu Türkiye Şampiyonu
  Uruş Belediye Başkanı Vefat etti
  ŞEHİT YARBAY ŞAMDANCI BEYPAZARINDA OKUMUŞ




GELİŞEN VE DEĞİŞEN BEYPAZARI

Kemal ÇELEN


03.04.2010

Beypazarı dünden bu güne Türkiye'de tanınan bir ilçe. Geçmişi daha parlakmış. Tarihi araştırmalar bunu ortaya koyuyor. Şimdi ki durumu da geçmişine yakın. Türkiye coğrafi durumu nedeniyle nasıl Avrupa'nın vazgeçilmez bir ülkesi ise Beypazarı’da Türkiye’nin vazgeçilemez bir şehri. Nüfusuna bakmayın. Nüfusu 35.000 civarında belki ama 10 milyon nüfusun üzerinde bir nüfusu besleyebilecek üretim yapılıyor. Küçük Sanayisi çok gelişmiş durumda. İnsanları çalışkan ama bireysel düşünüp ortak hareket etmeyen bir anlayış hakim. Şirketleşme pek yaygın değil. Her kes kendi işinin patronu. Çoluk çocuk aynı işe sarılarak yürütülen bir ticari anlayış hakim. Bu tarım da da böyle.

 

Beypazarı son 10  yılda Turizm alanında kendini duyurdu. Beypazarı kendini turizm alanında duyurmadan önce de Türkiye’de tanınan bir ilçeydi.

 

GÜMÜŞÇÜLÜK DE MARKAYDI

Gümüş Telkari Sanatında Türkiye’de adını duyuran ve Gümüşün hammaddesi Beypazarı’ndan çıkmadığı halde Türkiye Gümüş üretim tekelini elinde bulunduran tek ilçeydi. Bu son 10 yılda çok büyük gerileme gösterdi. Gümüş’ün bu günkü durumu dünü aratır halde. Eskiden Beypazarı Telkarisi  40-50 kişilik atölyelerde üretilirdi. İlçede en az böye 50 atölye vardı. Gümüşcü esnafı işçilikden çok güzel gelir sağlardı. Şimdi İstanbul Döküm işleri Beypazarı’nda vitrinlerde satılır oldu. Gelir gider dengesizliği nedeniyle Telkari üreten bir çok esnaf ya işyerini kapattı ya da bazıları döküm işine daldı. El işleme gümüş telkari, şimdi döküm atölyelerinde telkari olarak çıkıyor. El işinden hiçbir farkı yok. Ama nerede o eski el işi telkari imalatı. Beypazarı’nda Telkari el işi Gümüş üretimi durdu mu, hayır. Halen ayakta duran ve Gümüş Telkari üreten atölyeler faaliyetine devam ediyor. 5-10 atölye kaldı. Bu atölyelerde de 40-50 kişiyi bulmak mümkün değil. Ama nerde o eski günlerdeki gibi bir atölyede 40-50 kişinin çalışarak ürettiği Gümüş Telkariler. Temennimiz bu sanatın tamamen kaybolmaması. Böyle giderse direnen ve el işi, göz nuru gümüş telkari üreten firmalar da gelir gider dengesizliği nedeniyle tarih olacaklar gibi görünüyor. Gümüş atölyelerine eskiden 10 yıl öncesi yerel yönetim ilgi gösterir ve Türkiye'de açılan fuarlara yönlendirme yaparak Gümüş reyonları açılması ile pazar bulunmasına yardımcı olunurdu. Beypazarı Gümüşçü esnafı 10 yıldır Dünya'da ve Türkiye'de açılan fuarları özler oldu. Eskiden çoğunluk katılırdı bu fuarlara ama şimdi belki bir veya iki esnaf katılıyor.

 

KAMYON KASASINDA MARKAYDI

Beypazarı sadece gümüşüyle mi adını duyurdu, hayır. Beypazarı Kamyon Karasöründe de adını duyuran önemli bir ilçeydi. Beypazarı Ahşap Kamyon Karasörü Türkiye'de aranan bir karasör dü. Beypazarı Karasör de marka olmuştu. Bir şehirdeki 100 aracın 90 nında Beypazarı markası vardı. Tercih sebebi idi. Bu sektörde çalışan her kes Beypazarı adını bilir ve tanırdı. Dayanıklılığı, yapılışında ki kalite, esnafın müşteriye yakın ilişkileri, müşteri isteğine göre özel siparişlere olumlu bakışı gibi bir çok sebep Beypazarı karasörünü aranır hale getirmişti. Beypazarı’nda otel sıkıntısı olmasına rağmen Kamyonuna karasör yaptıracak esnaf ve şirketlerin tercihi Beypazarı olmuştu. Karasör yaptırmaya gelen bir çok kamyon esnafının arabalarının içinde bir hafta yatarak kamyonuna karasör yaptırmak için Beypazarı’nda beklediklerine şahit olmuşumdur. Yaptıran memnun, yapan memnun du. Bundan 10 sene öncesi Beypazarı çok güzel görkemli günler yaşadı. Adı belki turizmde en önlerde değildi ama Türkiye’de en çok tanınan şehirlerden biriydi. Türkiye’yi gezen bu kamyonlar Beypazarı markasını da kamyon kasasında taşıyarak tanıtım yapıyorlardı. Halkın sıkıntısız olduğu,  esnafının ve şehrin zengin şehir olarak adlandırılabileceği bir ilçeydi Beypazarı.

 

Kamyon Karasörünün bu günkü durumu ise pek parlak değil. 40-50 kişinin çalıştığı Karasör Sanayiinde ki işletmelerde bu gün 5-10 kişi çalışır durumda. Bir çok Karasörcü ise işletmesini kapatmış durumda. Mevcut olanların içinde ise bir kaçı hariç ayakta durmakta zorluk çekiyor ve Karasör işletmesine ek olarak ikinci bir yan meslek yapmaya başlamış durumdalar.

 

Bu duruma düşmelerinde Karasörcü esnafının elbette bireysel katkıları var. Mesela eskiden Karasör yedek parçalarını kendileri üretirlerdi. Sonradan Nevşehirde bir iki firma ortaya çıktı. Karasör yedek parçası üretim ve satışı yapan Nevşehir Firmalarından almak Karasörcü esnafın işine kolay geldi. Bu seferde Türkiye’de herkes Karasör üretim işine başladı ve rakipler türedi. Türkiye'de ki Karasör Pastası bölündü. Yıllarını veren Beypazarı Karasörcü esnafı kendi bindiği ağacı kesmiş oldu. Çünkü Beypazarı Karasörünün Kırıkkale'de üretilen, Konya’da üretilen, İstanbul’da üretilen veya başka il ve ilçelerde üretilen Kamyon Karasöründen bir farkı kalmadı. Şimdi ise AB entegre sürecinde Beypazarı Karasörünü yeni bir tehlike bekliyor. Treyler üretimi denilen yeni bir Kasa modeli. Beypazarı bu üretime hazır değil. Dönüşümü sağlayamadı. Beypazarı’nın Treyler üretimine çok hızlı bir dönüşümle geçebileceğini ben biliyorum ancak bu seferde cepler boşaldı.

Türkiye’de Treyler pazarı büyüyor. Türkiye’de bir çok firma Treyler kasa üretimine başladı ve Beypazarı’nı solladı. Beypazarı’nın bu firmaları yakalaması zor gibi görünüyor. Konya üstyapıda Avrupa çapında üretime başladı. Eskiden Beypazarı Karasör üretirken Konya'da bir tane dahi Karasör üreten firma yoktu.

 

TARIM DA MARKAYDI

Tarımda da Beypazarı Türkiye’de tanınan bir şehirdi.  Türkiye havucunun % 50 sini Beypazarı karşılıyordu. Sebze ve meyvesi aranıyordu. Gerçi halen aranıyor. Hallerde Beypazarı adı zaten bir markaydı. Beypazarı malı aranır ve değerinden satılırdı. Çalışanlar Beypazarı’nda ikamet edenlerdi. Dışardan işçi getirilmezdi eskiden. İçerde kazanılan içerde kalır, para sirkülasyon olurdu.  Tarlada çalışan kadın ve erkek çarşambadan çarşambaya tarladaki çalıştığı patronundan haftalığını alır esnafa ve piyasaya olan borcunu öderdi. 10 yılda bir şeyler değişti Beypazarı’nda. Ucuz işçi sözcüyü literatüre girdi. Beypazarı ikametliler tarlaya götürülmez hale geldi. Hadi çevre ilçeler Nallıhan, Kıbrıscık, Seben’den taşımalı işçilere pek sözüm yok da, Adana ve Güneydoğudan işçilerin getirilmesi farkında olmadan Beypazarı ekonomisine en büyük darbeyi vurdu. Tarla ağalarının sürekli gibi görünen işçi maliyetlerindeki azalış daha sonradan telafisi mümkün olmayan sermaye sıkıntısını ortaya çıkardı. Beypazarı’nda kazanılıp Beypazarı’nda harcanan para, dışarıdan getirilen ve çadırlarda konaklatılan mevsimlik işçiler nedeniyle Beypazarı’na giren paranın büyük bölümü Beypazarı dışına akmaya başladı. Daha önceleri eşinden, dostundan bulunan nakit akışı şimdi ise bulunamaz hale geldi ve bankaların kapıları aşındırılmaya başlandı. Türkiyede’ki tarım politikalarının da etkisiyle tarım üreticisi ağalar, fakirleşmeye ve borçlanmaya başladılar. Beypazarı’nda halen tarım üretimi yapılıyor ve en önemli gelir kaynağı ama benim bildiğim kadarıyla üretici yaklaşık 7-8 yıldır tarımdan, geçmişde kazandığı geliri elde edemiyor. Sadece çoluk çocuğunun, ailesinin maişetini, rızkını çıkarmak için üreticilik yapıyor. Söyleyemiyorlar ama utanılmasa bir kısmı bir iş bulup çalışacaklar. Ortada iş de yok. İşsizlik büyük boyutlarda.

 

Beypazarı’nın parlak günleri solmaya başladı.

 

Beypazarı’nın son 10 yılda nereye geldiğini görelim.

Evet Beypazarı tanıtımda Türkiye’ye ve Dünya’ya adını duyurdu ama işini kaybetti. Ekmeğini kazanamaz hale düştü.

 

Sabah Gazetesinde Yavuz donata birileri Beypazarı’nın zenginliğinden söz etmiş daha doğrusu bazı bilgileri servis etmiş ve Yavuz Donat Beypazarı’nın kişi başına düşen milli gelirinin 1600 dolar olduğunu yazmıştı hatırladığım kadarıyla. Bu rakamlar doğruydu 10 sene önce ama şimdi Beypazarı’nda açlık sınırında yaşayan esnaflar var. Zarar eden ama işletmesini kapatamayan, direnen esnaflar var. Yanlış politikaların Beypazarı’na çok zarar verdiği gün gibi aşikar. Dün zengin, alacaklı olan Beypazarı, bugün borçlu, bankalardan kredilerle ayakta duran bir Beypazarı. Dün esnaflara bankaların yalvardığı, bu gün esnafların bankalara yalvaran hallerinin olduğu bir Beypazarı. Memura bile kredi verirken Esnaf kefil isteyen bankaların, bugün esnaflardan memur kefil istendiği bir Beypazarı.

 

Beypazarı bu gün tüm gelir kaynaklarını bitirmiş ve son 8 yılda ortaya çıkan turizm beklentiye dönüşmüş durumda. İnsanlar rızkını turizmden bekliyor artık. İşte benim Beypazarımın düştüğü durum ortada.

 

BENCE BEYPAZARI’NDA MİLAT 2010

Önümüzde iyi bir şans var. Şans lafını pek sevmem ve şans’a da güvenmem. Ama başka da ifade edilmez bu durum. M.Cengiz Özalp Belediye Başkanı. Seçildiği günden bu güne Beypazarı’nın beklediği bir idareci portresiyle görevi başında. İlçe Kaymakamı ılımlı ve bir şeylerin yapılması heyecanında. Belediye ve resmi kurumlar arası güzel bir birliktelik var. 25 yıldır özlediğimiz bir tablo. Eğer bu dönemde de Beypazarı’nın kaybettiklerini geri alamazsak Beypazarı’nı çok kötü günler bekliyor gibi. Ufukta tehlike görünüyor. Görünen köy kılavuz istemez. Son yılların beklentisi Turizm gelirleri de göründüğü gibi olmadığı bir kaç yıl sonra netleşecek. Seçimlerden önce alarmını vermiş durumdaydı. görenler gördü. Görenlerde yenice ifade etmeye başladı.
 
Yukarıda sıraladığım olumlu tabloya bir de yeni açıklanan Ak Parti ilçe yönetiminide katabiliriz. Ak Parti İlçe Başkanı Avni Erdoğan’ı çok yakın tanırım. Geçmiş yönetimlerin hatalarına düşeceğini sanmıyorum. MHP’li belediye bile olsa Beypazarı menfeatlerinde, hizmet ve yatırımlarda Belediye Başkanı Cengiz Özalp’le yan yana çalışacaklarına inanıyorum ve inanmak da istiyorum. Beypazarı’nın buna ihtiyacı var.
 
Beypazarı’nda yaşayan her kes artık şunu görmeli. Kavgacı siyasetle bir yere varılmıyor. Başarıda kazanılmıyor. Birilerini hedef seçmekle belki hedef seçilene zarar veriliyor ama emin olun en büyük zararı Beypazarı ve içinde yaşayanlar çekiyor. Bunun en büyük tecrübesi bende. 25 yıldır bu mücadelenin içinde yoğrulduk ve görmediğimiz kalmadı. Parti fanatizmi 12 Eylül 1980’de bitti. Her kes geleceğe bakmalı. Herkesin bir partisi var, görüşü var, bundan vazgeçilmeyebilir ama bu görüş ortak faydalarda, ortak noktalarda birleşmeyi gerekli kılar. Şarttır. Vazgeçilmezdir. Şu işi yaparsam benim partimin kaybı olur fikirleri artık bitmeli. O işi yap ki reklam etmeye hakkın olsun ve oy isteyecek yüzün olsun. Yoksa hangi yüzle oy isteyeceksiniz. Ben yaptım deki reklamı olsun. Memlekette yatırımlardan faydalansın. Beypazarı tekrar eski güzel günlerine geri dönsün.
Yazarın Diğer Yazıları

 


HACET BAYRAMI DEĞİL Mİ?
Nevzat TÜRKEL
Hemşerimiz Prof. Dr. Gazi Yaşargil
Ahmet YILDIRIM
Doviz Kurları
1 EUR : 1,93 YTL

1 USD : 1,51 YTL




Anket
1 milyar dolarlık termal mega kentin kurulacağına inanıyormusunuz?

İnanıyorum (15)
inanmıyorum (30)
Sermaye meselesi çok zor (4)
Kurulabilir ihtimal var (1)
Sat yapla kurulabilir (1)
Yap Satla kurulamaz (1)
Firmanın gücü yetmez (1)
Firmayı tanıyoruz kurabilir. (0)
Firmayı tanımıyoruz fikrim yok (3)
Belediye desteğiyle kurulabilir (0)
Kurulacak beypazarı büyüyecek (2)
kurulmayacak başka hesaplar var (8)
Devre mülkler yapılabilir (1)
Sat yapla devre mülkler yapılacak gerisini Allah bilir (8)


www.yeniyildizgazetesi.com
2003-2008 - Bütün haklari saklıdır.

--------------------------------------------------------------------------------

Destek : idare@yeniyildizgazetesi.com



MaviSYS hazır sistem çözümleri